Bir manzara konuşamayan, duyamayan, yürüyemeyen, ölümünü bekleyen ve gülemeyen insanlarla dolu bir yer düşünün. Genci, yaşlısı, çocuğu... hiç farketmeyen bir yer. Böyle bir yerin çıkışında durdum ve silkindim.
Ne acıdır ki yaşarken varlığının bile farkına varmadan es geçtiğimiz bir hayat bizimkisi. Ama şöyle bir kafamızı güzergahımızın dışına çevirdiğimizde görüyoruz bütün her şeyi tüm çıplaklığıyla. Zira kapılmışız gidiyoruz. Varıyoruz farkına vay bee! Ne acı... Ne adalet.
Hiç şüphesiz adalet.
Ama bu gibi insanların yanlızlığa mahkum olmayanlarınkinde müthiş bir fedakarlık var. Değmez mi peki, değer tabi ne de olsa yaşamdan eksik alıyorlar alacaklarını. Fedakarlık abi sadece arkalarında değil, yanında önünde, üstünde herşeyin. Ve anlıyorum değerini sığınacak bir kapının olmasının.
Ne kadar körmüşüm, ne kadar sağır ve ne kadar bilmiyormuşum. Bu beni çok düşündürüyor ve şükür demek geliyor içimden. Hissetmek istiyorum iliklerime kadar bunu. İyi ki yaşamda eksiksiz var olduğumu....
Ne yapabilirim diğerleri için, ya da her şeyden önce kendim için. Bir şey yapamamak var ya bitiriyor işte bu beni. Ne fayda tam almak yaşamdan onlar için bir şey yapamadıktan sonra.
Hayat veriyor dersini bana, bi kulaktan girip diğerinden çıka dursun. Öğrenilmeyi hakediyor her safhası.
Ve ben yine istiyorum, bana daha fazla güç versin diye...
Kendim için değil hiç şüphesiz, herkes için.
Etiketler: içimden geldi
Sonraki Kayıt Önceki Kayıt Ana Sayfa
bence hayat dersini vere dursun da yine bence o dersler bir kulaktan girip diğerinden çıkıyor gibi görünse de yaşamımızın ileriki dönemlerinde öyle olmadığını kanıtlar ve o zaman anlarız ki yaşanan her tecrübe yaşanırken acı verse de (bazıları da mutluluk tabi ama genelde hatırlanan ve ders veren acı tecrübelerdir.) dönüp arkaya bakıldığında onlar olmasaydı nasıl büyür ve hayattan zevk alabilmeyi öğrenirdik diye düşündürür insana...
Ayrıca yazdıkların çok güzel olmuş devamını bekliyorum...million kisses.
Unknown dedi ki...
28 Ağustos 2007 13:38
Bence bogundaki tüm yazıları beğendim. Ama bu yazı daha bir hoştu sanırım. İnsanın içinde farklı hisler uynadıryor gibi...
Adsız dedi ki...
28 Ağustos 2007 17:39