Diri aşk, ruhta ve gözdedir.
Her anda goncadan daha taze olur, durur.
O dirinin aşkını seç ki; bakidir ve canına can katan içkiden sana sakilik eder.
*Hz. Mevlânâ
Etiketler: içimden geldi, okuda örnek al
Tanrı 6.günün geç saatlerine kadar kadını yaratmakla meşguldü... Bir melek yanına yaklaştı ve: “Neden bu seferkine bu kadar zaman harcıyorsun?”dedi. Tanrı yanıtladı: “Onu nasıl yarattığımı öğrenmek ister misin?" “O, yıkanabilir, ama plastikten değil, 200’den fazla oynar ekleme sahip ve her çeşit yemeği yapabilir, kalbinde birden çok çocuğa yer verebilir, incinmiş dizden kırık kalbe kadar her şeyi sevgiyle iyileştirebilir ve en önemlisi bunu sadece iki elle yapabilir”. Melek çok etkilenmişti “Sadece iki el....bu imkansız!“ Bu standart bir model mi?! “Bir güne bu kadar emek.... Yarına kadar dinlenin efendim,onu sonra tamamlarsınız“. “Olmaz”, dedi Tanrı. “Eserimi tamamlamaya az kaldı, onun kalbimde apayrı bir yeri olacak”. “O,hasta olduğunda kendi kendisini iyileştirebilir ve günde 18 saat çalışabilir”. Melek, kadına yaklaştı ve ona dokundu. “Ama siz onu çok yumuşak aratmışsınız, efendim” “Evet,öyle", dedi Tanrı, “Ama ayrıca güçlü de yarattım. Onun nelere dayanıp nelerin üstesinden gelebileceğini tahmin bile edemezsin. “Peki düşünebiliyor mu?" diye sordu melek. Tanrı yanıtladı: “Düşünmekle kalmıyor, nedenini sorguluyor ve tartışıyor da." Melek kadının yanağına dokundu.... “Tanrım, bu yaratık su sızdırıyor galiba! Ona çok şey yüklemiş olmalısın.” “Su sızdırmıyor....O gözyaşı” diye düzeltti Tanrı “Ne için?" diye sordu melek. Tanrı yanıtladı: “Göz yaşları onun üzüntüsünün, tasalarının, sevgisinin, yalnızlığının, çektiği acıların, gururunun göstergesi” Bu yanıt meleği çok etkiledi; “Efendim, siz bir dahisiniz. Her şeyi düşünmüşsünüz. Kadın gerçekten muhteşem!" Evet öyle! Kadınların erkekleri şaşırtan güçleri var. Sıkıntıyla başa çıkabilir ve çok ağır yükleri taşıyabilir. Mutluluğu, sevgiyi ve zekayı elinde tutar. Çığlık atacak hale geldiğinde gülümser. Ağlayacak gibi olduğunda şarkı söyler, mutlu olduğunda ağlar ve korktuğunda kahkaha atar. İnandığı şey uğruna savaşır. Adaletsizliğin karşısındadır. Yeni çözüm önerilerine her zaman açıktır. Ailesi için canını feda etmeye hazırdır. En kötü anında dostunun yanındadır. Sevgisi koşula bağlı değildir. Çocuklarının başarılarıyla sevinç gözyaşı döker. Arkadaşlarının başarısıyla gururlanır. Doğum ve evlilik haberleri onu dünyanın en mutlu insanı yapar. Bir akrabası veya arkadaşı öldüğünde yüreği kan ağlar. Fakat, kendisinde hayatla mücadele edecek gücü bulur. Bir öpücüğün bir kucak açışın kırık kalpleri iyileştireceğini bilir.
Çeviren (translated by): Serdar Fırat
*Alıntıdır.
Etiketler: okuda örnek al
Bütün bu belirtilerle yaşlılık ömrümüz oldukça görüp geçireceğimiz bir süreç.

Etiketler: içimden geldi, okuda örnek al
Günün birinde bir çicekle Su karşılaşır ve arkadaş olurlar. İlk önceleri güzel bir arkadaşlık olarak devam eder birliktelikleri, tabii zaman lazımdır birbirlerini tanımak için. Gel zaman, git zaman çiçek o kadar mutlu olur ki, mutluluktan içi içine sığmaz artık ve anlar ki, su'ya aşık olmuştur. İlk kez aşık olan çiçek, etrafa kokular saçar, 'Sırf senin hatırın için ey su' diye... Öyle zaman gelirki, artık su da içinde çiçeğe karşı birşeyler hissetmeye başlamıştır. Zanneder ki, çiçeğe aşıktır ama su da ilk defa aşık oluyordur. Günler ve aylar birbirini kovalar ve çiçek acaba 'Su beni seviyor mu?' diye düşünmeye başlar. Çünkü su, pek ilgilenmez çiçekle... Halbuki çiçek, alışkın değildir böyle bir sevgiye ve dayanamaz. Çiçek, suya "Seni Seviyorum" der. Su, "Bende Seni Seviyorum" der. Aradan zaman geçer ve çiçek yine "Seni Seviyorum" der. Su, yine 'bende' der. Çiçek, sabırlıdır. Bekler, bekler, bekler.... Artık öyle bir duruma gelir ki, çiçek koku saçamaz etrafa ve son kez suya "Seni Seviyorum" der. Su ona "Söyledim ya ben de Seni Seviyorum" der ve gün gelir çiçek yataklara düşer. Hastalanmıştır çiçek artık. Rengi solmuş, çehresi sararmıştır çiçeğin. Yataklardadır artık çiçek. Su da başında bekler çiçeğin, yardımcı olmak için sevdiğine... Bellidir ki artık çiçek ölecektir ve son kez zorlukla başını döndürerek çiçek, suya derki;"Seni ben gercekten Seviyorum." Çok hüzünlenir su bu durum karşısında ve son çare olarak bir doktor cağırır nedir sorun diye... Doktor gelir ve muayene eder çiçeği. Sonra şöyle der doktor: "Hastanın durumu ümitsiz artık elimizden birşey gelmez." Su, merak eder, sevgilisinin ölümüne sebep olan hastalık nedir diye ve sorar doktora. Doktor, şöyle bir bakar suya ve der ki: "Çiçeğin bir hastalığı yok dostum... Bu çiçek sadece susuz kalmış, ölümü onun için" der. Ve anlamıştır artık su, Sevgiliye sadece "Seni Seviyorum" demek yetmemektedir...
Etiketler: okuda örnek al
Müzik tarihinin en büyük isimlerinden biri olan Beethoven'ın keman tutuşunu gören müzik öğretmeni onun için 'Müzisyen olamaz! ' demişti...
Margaret Mitchell'in 'Rüzgar Gibi Geçti' adlı romanı tam 38 defa reddedildikten sonra basıldı....
75 yaşında öldüğünde geride 240 bin tablo, resim ve çizim bırakan Pablo Picasso dedi ki: 'Çalıştığımda rahatlıyor ve dinleniyorum. Beni asıl yoran şey hiçbir şey yapmamak ya da gelen anlayışsız misafirleri ağırlamaktır...
Bill Gates mikro bilgisayarları çalıştıran ilk tasarımı 20 yaşında iken tasarladı. Bir arkadaşı ile birlikte Microsoft Şirketi'ni kuran Gates bugün dünyanın en zengin işadamı...
Martin Luther King diyor ki: 'Eğer sizden sokakları süpürmeniz istenirse, Michelanegelo'nun resim yaptığı, Beethoven'ın beste yaptığı veya Shakespeare'in şiir yazdığı gibi süpürün. O kadar güzel süpürün ki gökteki ve yerdeki herkes durup 'Burada işini çok iyi yapan biri var ' desin.'
*Alıntıdır.
Etiketler: okuda örnek al
ALLAH'IM !
BANA ÖYLE BİR GÖNÜL VER Kİ:Bir kuruluşun tepe noktasında yetkili olsam bile, bunu asla başka şekilde kullanmamalıyım. Günlük yaşamda "ben" yerine, daha çok "sen" sözcüğünü kullanabileyim...
BANA ÖYLE BİR SEVGİ VER Kİ:Sonsuz bir hazine gibi bitmesin, çoğalsın daha da sevdikçe, doldursun sarsın çevremi. Hatta düşmanlarımı da sevebileyim...
BANA ÖYLE BİR GÜÇ VER Kİ:Herkesten daha çok çalışabileyim, tutsak düşmeyeyim doğanın koşullarına, eşim ve çocuklarımı da mutlu et ki, mutluluğu başkalarına da götürebileyim...
BANA ÖYLE BİR SAĞLIK VER Kİ:Düşünebileyim, konuşabileyim.
BANA ÖYLE BİR ERDEM VER Kİ:İbadet edebileyim, iyilik etmeyi ve sevinçten buğulanmış gözlerle, teşekkür edenlere; bir şey yapmadım, anımsamıyorum diyebileyim.
BANA ÖYLE BİR YETENEK VER Kİ:İyi eş, baba, anne, iyi komşu, iyi arkadaş, iyi vatandaş olabileyim.
BANA ÖYLE BİR UMUT VER Kİ:Bugüne kadar yapmış olduğum hatalar için karamsarlığa düşmeyeyim, her şeyden aklanmış olarak yaşama yeniden başlamak üzere bağışlanabileceğimi bileyim.
BANA ÖYLE BİR ANLAYIŞ VER Kİ:düşünebildiğim, yargılayabildiğim, inandığım, kahrolduğum, varolduğum şu anda bu sözleri söyleyebildiğim için şükredebileyim.
BANA ÖYLE BİR TALİH VER Kİ :Yıllar sonra beni hatırlayanlar "herkese iyilik eden, tüm insanları seven, o düzeyde de sevilen bir kişiydi " diye konuşsunlar ve ben de huzur içinde olabileyim.
Sükûneti bulayım, durabileyim, düşünebileyim...
(*Anonim...)
Etiketler: içimden geldi, okuda örnek al