HZ. MEVLANA DER Kİ:

Madem ki insansın,
Madem ki yaşıyor, duyuyor, düşünüyorsun.
Büyük hakikati bulmak için
Gönlünün idrakini duyacaksın.
Gönlünü şiirlere, sazlara söyleteceksin.
Bütün bunlara söyletemeyecek sırların varsa susacaksın...



Türk Yıldızları Niçin Özel?*
Dünyada sekiz süpersonik uçakla gösteri yapan tek akrotim olduğu için,
24 Ağustos 2001 tarihinde Bakü/Azerbaycan’da gerçekleştirdikleri;bir milyondan fazla seyircinin izlediği gösterileri ile bu alanda bir rekora sahip oldukları için,
Türk Hava Kuvvetleri ve Türk Silahlı Kuvvetleri adına Türkiye Cumhuriyeti’ni temsilen kurulan tek akrotim olduğu için...





30 Ağustos Zafer Bayramı herkese kutlu olsun... bu kutlu ve mutlu günde yine çok duygulandım. Onur duydum. Beni en çok etkileyen bu şanlı tarihin 85. Yıl Dönümünde Ordumuzun gücüne bir nebzede olsa tanık olabilmekti.

Ve gösteriler...Türk Yıldızları! Çok etkileyiciydi. Herkese istikbalin göklerde olduğunu kanıtlayan, bu dehaları izlemeye davet ediyorum.
Lütfen siteyi ziyaret edelim...

:)

Şüphesiz

Bir manzara konuşamayan, duyamayan, yürüyemeyen, ölümünü bekleyen ve gülemeyen insanlarla dolu bir yer düşünün. Genci, yaşlısı, çocuğu... hiç farketmeyen bir yer. Böyle bir yerin çıkışında durdum ve silkindim.

Ne acıdır ki yaşarken varlığının bile farkına varmadan es geçtiğimiz bir hayat bizimkisi. Ama şöyle bir kafamızı güzergahımızın dışına çevirdiğimizde görüyoruz bütün her şeyi tüm çıplaklığıyla. Zira kapılmışız gidiyoruz. Varıyoruz farkına vay bee! Ne acı... Ne adalet.

Hiç şüphesiz adalet.

Ama bu gibi insanların yanlızlığa mahkum olmayanlarınkinde müthiş bir fedakarlık var. Değmez mi peki, değer tabi ne de olsa yaşamdan eksik alıyorlar alacaklarını. Fedakarlık abi sadece arkalarında değil, yanında önünde, üstünde herşeyin. Ve anlıyorum değerini sığınacak bir kapının olmasının.

Ne kadar körmüşüm, ne kadar sağır ve ne kadar bilmiyormuşum. Bu beni çok düşündürüyor ve şükür demek geliyor içimden. Hissetmek istiyorum iliklerime kadar bunu. İyi ki yaşamda eksiksiz var olduğumu....

Ne yapabilirim diğerleri için, ya da her şeyden önce kendim için. Bir şey yapamamak var ya bitiriyor işte bu beni. Ne fayda tam almak yaşamdan onlar için bir şey yapamadıktan sonra.

Hayat veriyor dersini bana, bi kulaktan girip diğerinden çıka dursun. Öğrenilmeyi hakediyor her safhası.

Ve ben yine istiyorum, bana daha fazla güç versin diye...
Kendim için değil hiç şüphesiz, herkes için.

AYTÜLEEE...

Kocaman öpüyorum seni bitanem.



Yanımda bu çook şirin davetiye...

Tam senlik...:)

Bi ona bakıyom bi fotoğraflarımıza...

Ama varya ne kadar çok istiyorum orada olabilmeyi, belki kınayı kaçırdım amaa düğünde orada olmak istiyorum.

İzmir'e gitmek istiyorum.



Mutluluklar bi tanem...

bendesiz

Yorgunum hemde çok...
Eksik, kimsesiz bendesiz...
Benden içerdeki bende bile yokum.
Nerdeyim,
Kaybetmek istemiyorum...
Arıyorum...

Gül ü ver gitsin...

Çiçeklerden gidiyorum, baktığımda her birinde başka bir detay gözüme çarpıyor. Hepsi birbirinden farklı ve kıymetli bir özenin eseri...

Parmak izi gibi farklı farklı, benzeri olmayan...

İçlerinden gül; en güzeli olsa gerek. Gülün eiçinde peki en güzeli hangisi, bilmiyorum ama ne gerek.

Gül romantik, güzel, saygı, sevgi...zıttı hayal kırıklığı, hüzün, ayrılık hepsine uyan bir bitki.
Güzel için gül güzel... Saygı için gül saygı, sevgi için gül sevgi....Hüzün için gül mutluluk, ayrılık için gül birleşmek....

Koparılsa bile güzelliğini yitirmeyen... güzelliğinden geçmeyen çiçek ve her şeyin cevabının gizli olduğu emek....

Birbirimize gül verelim o da olmazsa gülüverelim, söylenile gelen hoşuma giden bir ifade.

Gülmenin ağlamanın da karşılık bulduğu bir çiçek,

Çiçeklerin efendisi gül, hislerin efendisi gül (:)) ve gül ümse şimdi.

Hikaye 1...Çiçek ve Su

Günün birinde bir çicekle Su karşılaşır ve arkadaş olurlar. İlk önceleri güzel bir arkadaşlık olarak devam eder birliktelikleri, tabii zaman lazımdır birbirlerini tanımak için. Gel zaman, git zaman çiçek o kadar mutlu olur ki, mutluluktan içi içine sığmaz artık ve anlar ki, su'ya aşık olmuştur. İlk kez aşık olan çiçek, etrafa kokular saçar, 'Sırf senin hatırın için ey su' diye... Öyle zaman gelirki, artık su da içinde çiçeğe karşı birşeyler hissetmeye başlamıştır. Zanneder ki, çiçeğe aşıktır ama su da ilk defa aşık oluyordur. Günler ve aylar birbirini kovalar ve çiçek acaba 'Su beni seviyor mu?' diye düşünmeye başlar. Çünkü su, pek ilgilenmez çiçekle... Halbuki çiçek, alışkın değildir böyle bir sevgiye ve dayanamaz. Çiçek, suya "Seni Seviyorum" der. Su, "Bende Seni Seviyorum" der. Aradan zaman geçer ve çiçek yine "Seni Seviyorum" der. Su, yine 'bende' der. Çiçek, sabırlıdır. Bekler, bekler, bekler.... Artık öyle bir duruma gelir ki, çiçek koku saçamaz etrafa ve son kez suya "Seni Seviyorum" der. Su ona "Söyledim ya ben de Seni Seviyorum" der ve gün gelir çiçek yataklara düşer. Hastalanmıştır çiçek artık. Rengi solmuş, çehresi sararmıştır çiçeğin. Yataklardadır artık çiçek. Su da başında bekler çiçeğin, yardımcı olmak için sevdiğine... Bellidir ki artık çiçek ölecektir ve son kez zorlukla başını döndürerek çiçek, suya derki;"Seni ben gercekten Seviyorum." Çok hüzünlenir su bu durum karşısında ve son çare olarak bir doktor cağırır nedir sorun diye... Doktor gelir ve muayene eder çiçeği. Sonra şöyle der doktor: "Hastanın durumu ümitsiz artık elimizden birşey gelmez." Su, merak eder, sevgilisinin ölümüne sebep olan hastalık nedir diye ve sorar doktora. Doktor, şöyle bir bakar suya ve der ki: "Çiçeğin bir hastalığı yok dostum... Bu çiçek sadece susuz kalmış, ölümü onun için" der. Ve anlamıştır artık su, Sevgiliye sadece "Seni Seviyorum" demek yetmemektedir...

Çalışmak...*

Müzik tarihinin en büyük isimlerinden biri olan Beethoven'ın keman tutuşunu gören müzik öğretmeni onun için 'Müzisyen olamaz! ' demişti...
Margaret Mitchell'in 'Rüzgar Gibi Geçti' adlı romanı tam 38 defa reddedildikten sonra basıldı....
75 yaşında öldüğünde geride 240 bin tablo, resim ve çizim bırakan Pablo Picasso dedi ki: 'Çalıştığımda rahatlıyor ve dinleniyorum. Beni asıl yoran şey hiçbir şey yapmamak ya da gelen anlayışsız misafirleri ağırlamaktır...
Bill Gates mikro bilgisayarları çalıştıran ilk tasarımı 20 yaşında iken tasarladı. Bir arkadaşı ile birlikte Microsoft Şirketi'ni kuran Gates bugün dünyanın en zengin işadamı...
Martin Luther King diyor ki: 'Eğer sizden sokakları süpürmeniz istenirse, Michelanegelo'nun resim yaptığı, Beethoven'ın beste yaptığı veya Shakespeare'in şiir yazdığı gibi süpürün. O kadar güzel süpürün ki gökteki ve yerdeki herkes durup 'Burada işini çok iyi yapan biri var ' desin.'
*Alıntıdır.

Daha Yeni Kayıtlar Önceki Kayıtlar Ana Sayfa