HZ. MEVLANA DER Kİ:

Madem ki insansın,
Madem ki yaşıyor, duyuyor, düşünüyorsun.
Büyük hakikati bulmak için
Gönlünün idrakini duyacaksın.
Gönlünü şiirlere, sazlara söyleteceksin.
Bütün bunlara söyletemeyecek sırların varsa susacaksın...



:)


İç sesimden dökülenler

Yakın zamanda beni kendime getiren ve hayata yeniden bir defa bir başka yönden bakmamı sağlayan, bana bugünümü, anımı hatırlatan olaylar yaşıyorum ve iç sesimden dökülenler...

Büyütür merak küçüğü,
sevgi ise büyüğü,
ne küçük kalmak, ne büyük olmak önemli
zaten devingen her şey, geliyor zamanı bir bir,
Geliyor onunda zamanı...
Olgunluktur önemli olan...
Ham...Piş...Yan...

Ve yanlızca yaşanılmıyor sevgi ve merakla,
Küçük büyük, besleniyorsun bütün etrafındaki olanla,
içindeki olanla, görmediğin olanla...
Hep olanla...mı?

Ne diyor şarkı....

Böyle gelmiş böyle
Böyle geçer dünya
Günlerimiz bitecek
Bir gün saya saya

Seneler koşuyor
Gülüp ağlatıyor
Bir yol bak aynaya
Ömrümüz geçiyor
Bir kez bak aynaya
Ömrümüz geçiyor
....

Daha dün çocuktuk
Sokaklarda koştuk
Yarın belki göç var
Bu dünya olamaz ya

Neşe keder hepsi geçer
Bize kar kalan nedir bu dünyadan...

NE DERLER BİLİRSİN!

Gençliğin kıymetini ihtiyarlar,
Huzurun kıymetini huzursuzlar,
Sıhhatin kıymetini hastalar,
Hayatın kıymetini ölüler, bilir.

SUYA YAPILAN RESİMLER*

























*alıntıdır

işin zor be dünya...

Dünya 2008. baskısını çıkardı. En çok satanlarda... okudunuz mu? Ömür geçiyor... çok çabuk geçiyor. Yeni bir ana girmiş olmanın farkında olamayan insan yeni bir 365 gün 6 saate merhaba diyor ve dünya milyarlarca insanı ve canılı cansız tüm barındırdıkları ile taşıyor bütün ağırlığı. Geride bırakılan yıla şöle bir toptan bakılıyor. Ne görüle? koca bir sıfır. Ortada olan şey yenilmek akıp giden zamana. Peki ya bu yıl ne olacak... Bakılmamalı bu yılıda ne olacağını şu an ne yapılıyor? Ne yapılacak bu andan sonra?

Yaşlı dünya ağır yükü ve beklentilerinde sınır olmayan insanı ile. İşin zor be dünya.

Büyümek

Büyümek...
İhtiyaç duyanların yanında olabilmektir
ve artık ihtiyaç duymamaktır birşeylere.
Ve insan büyür ya yanlız ya birlikte birileriyle...
Artık büyümek istiyorum...
Ya da acelemi ediyorum özlenir mi çocukluk?
Bilemiyorum....

Ben kimim?

Öyle bir okul okuyun ki sonunda mezun olunca deyin ki vay bee!
Şehir ve Bölge Planlama böyle bir bölüm...
Plancı? Şehirci? Tasarımcı? Politikacı? Bürokrat? Emlakçı?....hangisi?

Çoğu bölüm mezun olunduğunda kişiyi bir şaşkın halin ortasında bırakır. Çünkü teori ve pratik taban tabana zıttır. Ama bunun farkına varmak için uygulamanın içinde yer almak gerekir.

Bizler şehir plancıları mevzu bahis insan ve o dahil ürettikleri ile yaşadığı yapay çevresi üzerine her ölçekten söz söyleme hakkına sahip kişileriz. Bu o kadar mukaddes ve keyif verici bir olay ki, yani siz bu organizmanın yani "şehir"in üzerindeki tüm müdahalelerde söz sahibisiniz.

Şehir... ve insan şehiri yapar... Bazen bir köşesinde huzur bulduğunuz yerdir ondaki, bazense sevincimizi çoşkuyla kutladığımız yerdir.... Ve bizler, her neresinden tutuyorsak bu işin koymaktır yerli yerine her şeyi.

Bir oyundur şehir,
parçalarını istediğin yere koymaktır,
özgürlüktür şehir,
nereye götürdüğünü bilememektir.
Ve bendir şehir,
kendini keşfekmektir.

Anlamıda değişir şehirin....Okumak vardır şehiri...ve ben yazmalıyım şehri....
Ama önce bakmalıyım keşfetmek için bana....ben kimim diye? sonra anlamalıyım....

Ya sence nedir şehir? ve sen kimsin?

Daha Yeni Kayıtlar Önceki Kayıtlar Ana Sayfa