HZ. MEVLANA DER Kİ:

Madem ki insansın,
Madem ki yaşıyor, duyuyor, düşünüyorsun.
Büyük hakikati bulmak için
Gönlünün idrakini duyacaksın.
Gönlünü şiirlere, sazlara söyleteceksin.
Bütün bunlara söyletemeyecek sırların varsa susacaksın...



NE DERLER BİLİRSİN!

Gençliğin kıymetini ihtiyarlar,
Huzurun kıymetini huzursuzlar,
Sıhhatin kıymetini hastalar,
Hayatın kıymetini ölüler, bilir.

SUYA YAPILAN RESİMLER*

























*alıntıdır

işin zor be dünya...

Dünya 2008. baskısını çıkardı. En çok satanlarda... okudunuz mu? Ömür geçiyor... çok çabuk geçiyor. Yeni bir ana girmiş olmanın farkında olamayan insan yeni bir 365 gün 6 saate merhaba diyor ve dünya milyarlarca insanı ve canılı cansız tüm barındırdıkları ile taşıyor bütün ağırlığı. Geride bırakılan yıla şöle bir toptan bakılıyor. Ne görüle? koca bir sıfır. Ortada olan şey yenilmek akıp giden zamana. Peki ya bu yıl ne olacak... Bakılmamalı bu yılıda ne olacağını şu an ne yapılıyor? Ne yapılacak bu andan sonra?

Yaşlı dünya ağır yükü ve beklentilerinde sınır olmayan insanı ile. İşin zor be dünya.

Büyümek

Büyümek...
İhtiyaç duyanların yanında olabilmektir
ve artık ihtiyaç duymamaktır birşeylere.
Ve insan büyür ya yanlız ya birlikte birileriyle...
Artık büyümek istiyorum...
Ya da acelemi ediyorum özlenir mi çocukluk?
Bilemiyorum....

Ben kimim?

Öyle bir okul okuyun ki sonunda mezun olunca deyin ki vay bee!
Şehir ve Bölge Planlama böyle bir bölüm...
Plancı? Şehirci? Tasarımcı? Politikacı? Bürokrat? Emlakçı?....hangisi?

Çoğu bölüm mezun olunduğunda kişiyi bir şaşkın halin ortasında bırakır. Çünkü teori ve pratik taban tabana zıttır. Ama bunun farkına varmak için uygulamanın içinde yer almak gerekir.

Bizler şehir plancıları mevzu bahis insan ve o dahil ürettikleri ile yaşadığı yapay çevresi üzerine her ölçekten söz söyleme hakkına sahip kişileriz. Bu o kadar mukaddes ve keyif verici bir olay ki, yani siz bu organizmanın yani "şehir"in üzerindeki tüm müdahalelerde söz sahibisiniz.

Şehir... ve insan şehiri yapar... Bazen bir köşesinde huzur bulduğunuz yerdir ondaki, bazense sevincimizi çoşkuyla kutladığımız yerdir.... Ve bizler, her neresinden tutuyorsak bu işin koymaktır yerli yerine her şeyi.

Bir oyundur şehir,
parçalarını istediğin yere koymaktır,
özgürlüktür şehir,
nereye götürdüğünü bilememektir.
Ve bendir şehir,
kendini keşfekmektir.

Anlamıda değişir şehirin....Okumak vardır şehiri...ve ben yazmalıyım şehri....
Ama önce bakmalıyım keşfetmek için bana....ben kimim diye? sonra anlamalıyım....

Ya sence nedir şehir? ve sen kimsin?

insan ve vatan

İnsanların bazen kritik kararlar vermek zorunda oldukları haller olur. Bir çok konunun ve herbiri için verilmesi gereken kararlar dönemi. Böyle bir durumda ne yapılır önüne gelen ve her biri başka bir telden çalan bu konulara yerinde hamlelerle müdahale etmek durumunda olan insanoğlu zor durumda kalır. Ne yapacağını bilmez...Birini çözmeye çalışırken diğeri aklına takılır. Diğerine geçmişken diğeri...

Örneğin aynı anda hayatınız için önemli olna 3 kararı düşünmek zorunda kaldığınızı; evleneceğiniz adam yada kadını seçme arefesindesiniz, eğitiminiz ile ilgili ciddi bir çalışma yapmanız gerekiyor, işiniz de önemli bir görev yükümlüğünüz var...

Ne yapılır böyle bir durumda üçüde hayatınıza dair önemi her biri kendi kefesinde tartınızı dibe çeken, aynı kefeyede koyulmayan üç tercih..

Ve insan bütün bu muamma halinde karmaşık durumundan nasıl başarıyla çıkabilir? Çok ciddi bir azim, herbirini ayrı ayrı değerlendirecek bilinç ve zaka, hassasiyet ve yakın desteği...

Ve Türkiye...bu vatan benzer bir sahneyle karşı karşıyadır. Bir kazana birbirinden önemli konular koyulmuştur, kaynatılmaktadır. Yükümlülüğümüz çok ağırdır, tepkilerimiz çok önemlidir. Bireysel karar verme süreçlerimizde yaşadığımız tüm hassasiyeti vatanımız için almak durumundayız.

Diretilen, kaşınan bu konular karşısında kuvvetli bir irade sergilememiz gerekmektedir. Sorunların köküne inilmelidir. Diretilen sorunlar (sorun olmayan meseleler) görmezden gelinmelidir ve tek başına hareket edilmelidir. Küreselleşme sadece bir aldatmacadır. Bizim bizden başka dostumuz yoktur.

Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur. Türk milleti çalışkandır, Türk milleti zekidir....Mustafa Kemal Atatürk

.....

Kısa bir ara...

Daha Yeni Kayıtlar Önceki Kayıtlar Ana Sayfa