HZ. MEVLANA DER Kİ:

Madem ki insansın,
Madem ki yaşıyor, duyuyor, düşünüyorsun.
Büyük hakikati bulmak için
Gönlünün idrakini duyacaksın.
Gönlünü şiirlere, sazlara söyleteceksin.
Bütün bunlara söyletemeyecek sırların varsa susacaksın...



Büyümek

Büyümek...
İhtiyaç duyanların yanında olabilmektir
ve artık ihtiyaç duymamaktır birşeylere.
Ve insan büyür ya yanlız ya birlikte birileriyle...
Artık büyümek istiyorum...
Ya da acelemi ediyorum özlenir mi çocukluk?
Bilemiyorum....

Ben kimim?

Öyle bir okul okuyun ki sonunda mezun olunca deyin ki vay bee!
Şehir ve Bölge Planlama böyle bir bölüm...
Plancı? Şehirci? Tasarımcı? Politikacı? Bürokrat? Emlakçı?....hangisi?

Çoğu bölüm mezun olunduğunda kişiyi bir şaşkın halin ortasında bırakır. Çünkü teori ve pratik taban tabana zıttır. Ama bunun farkına varmak için uygulamanın içinde yer almak gerekir.

Bizler şehir plancıları mevzu bahis insan ve o dahil ürettikleri ile yaşadığı yapay çevresi üzerine her ölçekten söz söyleme hakkına sahip kişileriz. Bu o kadar mukaddes ve keyif verici bir olay ki, yani siz bu organizmanın yani "şehir"in üzerindeki tüm müdahalelerde söz sahibisiniz.

Şehir... ve insan şehiri yapar... Bazen bir köşesinde huzur bulduğunuz yerdir ondaki, bazense sevincimizi çoşkuyla kutladığımız yerdir.... Ve bizler, her neresinden tutuyorsak bu işin koymaktır yerli yerine her şeyi.

Bir oyundur şehir,
parçalarını istediğin yere koymaktır,
özgürlüktür şehir,
nereye götürdüğünü bilememektir.
Ve bendir şehir,
kendini keşfekmektir.

Anlamıda değişir şehirin....Okumak vardır şehiri...ve ben yazmalıyım şehri....
Ama önce bakmalıyım keşfetmek için bana....ben kimim diye? sonra anlamalıyım....

Ya sence nedir şehir? ve sen kimsin?

insan ve vatan

İnsanların bazen kritik kararlar vermek zorunda oldukları haller olur. Bir çok konunun ve herbiri için verilmesi gereken kararlar dönemi. Böyle bir durumda ne yapılır önüne gelen ve her biri başka bir telden çalan bu konulara yerinde hamlelerle müdahale etmek durumunda olan insanoğlu zor durumda kalır. Ne yapacağını bilmez...Birini çözmeye çalışırken diğeri aklına takılır. Diğerine geçmişken diğeri...

Örneğin aynı anda hayatınız için önemli olna 3 kararı düşünmek zorunda kaldığınızı; evleneceğiniz adam yada kadını seçme arefesindesiniz, eğitiminiz ile ilgili ciddi bir çalışma yapmanız gerekiyor, işiniz de önemli bir görev yükümlüğünüz var...

Ne yapılır böyle bir durumda üçüde hayatınıza dair önemi her biri kendi kefesinde tartınızı dibe çeken, aynı kefeyede koyulmayan üç tercih..

Ve insan bütün bu muamma halinde karmaşık durumundan nasıl başarıyla çıkabilir? Çok ciddi bir azim, herbirini ayrı ayrı değerlendirecek bilinç ve zaka, hassasiyet ve yakın desteği...

Ve Türkiye...bu vatan benzer bir sahneyle karşı karşıyadır. Bir kazana birbirinden önemli konular koyulmuştur, kaynatılmaktadır. Yükümlülüğümüz çok ağırdır, tepkilerimiz çok önemlidir. Bireysel karar verme süreçlerimizde yaşadığımız tüm hassasiyeti vatanımız için almak durumundayız.

Diretilen, kaşınan bu konular karşısında kuvvetli bir irade sergilememiz gerekmektedir. Sorunların köküne inilmelidir. Diretilen sorunlar (sorun olmayan meseleler) görmezden gelinmelidir ve tek başına hareket edilmelidir. Küreselleşme sadece bir aldatmacadır. Bizim bizden başka dostumuz yoktur.

Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur. Türk milleti çalışkandır, Türk milleti zekidir....Mustafa Kemal Atatürk

.....

Kısa bir ara...

DİL BAYRAMI

75. Dil Bayramı kutlanıyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk Dil Kurumunun kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün isteği doğrultusunda bundan yetmiş beş yıl önce, 26 Eylül 1932’de Dolmabahçe Sarayı’nda toplanan Birinci Türk Dili Kurultayı’nın açılış günü olan 26 Eylül, ülkemizde Dil Bayramı olarak kutlanmaktadır (http://www.tdk.gov.tr/).

Bayramımız kutlu olsun. Umarım Türkçe tüm endamı ve zenginliği ile önce ülkemizde nihayetinde dünya üzerinde hak ettiği yeri alır.

"Türk ulusunun dili Türkçedir. Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve en kolay olabilecek bir dildir. Onun için her Türk dilini çok sever ve onu yükseltmek için çalışır. Bir de Türk dili, Türk ulusu için kutsal bir hazinedir. Çünkü Türk ulusunun geçirdiği bunca tehlikeli durumlarda ahlakının, geleneklerinin, anılarının, çıkarlarının, özetle bugün kendi ulusallığını yapan her şeyin dili aracılığıyla korunduğunu görüyor. Türk dili Türk ulusunun kalbidir, belleğidir." (http://www.dildernegi.org.tr/)
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK


AŞK...*

Diri aşk, ruhta ve gözdedir.
Her anda goncadan daha taze olur, durur.
O dirinin aşkını seç ki; bakidir ve canına can katan içkiden sana sakilik eder.

*Hz. Mevlânâ

KADIN*

Tanrı 6.günün geç saatlerine kadar kadını yaratmakla meşguldü... Bir melek yanına yaklaştı ve: “Neden bu seferkine bu kadar zaman harcıyorsun?”dedi. Tanrı yanıtladı: “Onu nasıl yarattığımı öğrenmek ister misin?" “O, yıkanabilir, ama plastikten değil, 200’den fazla oynar ekleme sahip ve her çeşit yemeği yapabilir, kalbinde birden çok çocuğa yer verebilir, incinmiş dizden kırık kalbe kadar her şeyi sevgiyle iyileştirebilir ve en önemlisi bunu sadece iki elle yapabilir”. Melek çok etkilenmişti “Sadece iki el....bu imkansız!“ Bu standart bir model mi?! “Bir güne bu kadar emek.... Yarına kadar dinlenin efendim,onu sonra tamamlarsınız“. “Olmaz”, dedi Tanrı. “Eserimi tamamlamaya az kaldı, onun kalbimde apayrı bir yeri olacak”. “O,hasta olduğunda kendi kendisini iyileştirebilir ve günde 18 saat çalışabilir”. Melek, kadına yaklaştı ve ona dokundu. “Ama siz onu çok yumuşak aratmışsınız, efendim” “Evet,öyle", dedi Tanrı, “Ama ayrıca güçlü de yarattım. Onun nelere dayanıp nelerin üstesinden gelebileceğini tahmin bile edemezsin. “Peki düşünebiliyor mu?" diye sordu melek. Tanrı yanıtladı: “Düşünmekle kalmıyor, nedenini sorguluyor ve tartışıyor da." Melek kadının yanağına dokundu.... “Tanrım, bu yaratık su sızdırıyor galiba! Ona çok şey yüklemiş olmalısın.” “Su sızdırmıyor....O gözyaşı” diye düzeltti Tanrı “Ne için?" diye sordu melek. Tanrı yanıtladı: “Göz yaşları onun üzüntüsünün, tasalarının, sevgisinin, yalnızlığının, çektiği acıların, gururunun göstergesi” Bu yanıt meleği çok etkiledi; “Efendim, siz bir dahisiniz. Her şeyi düşünmüşsünüz. Kadın gerçekten muhteşem!" Evet öyle! Kadınların erkekleri şaşırtan güçleri var. Sıkıntıyla başa çıkabilir ve çok ağır yükleri taşıyabilir. Mutluluğu, sevgiyi ve zekayı elinde tutar. Çığlık atacak hale geldiğinde gülümser. Ağlayacak gibi olduğunda şarkı söyler, mutlu olduğunda ağlar ve korktuğunda kahkaha atar. İnandığı şey uğruna savaşır. Adaletsizliğin karşısındadır. Yeni çözüm önerilerine her zaman açıktır. Ailesi için canını feda etmeye hazırdır. En kötü anında dostunun yanındadır. Sevgisi koşula bağlı değildir. Çocuklarının başarılarıyla sevinç gözyaşı döker. Arkadaşlarının başarısıyla gururlanır. Doğum ve evlilik haberleri onu dünyanın en mutlu insanı yapar. Bir akrabası veya arkadaşı öldüğünde yüreği kan ağlar. Fakat, kendisinde hayatla mücadele edecek gücü bulur. Bir öpücüğün bir kucak açışın kırık kalpleri iyileştireceğini bilir.

Çeviren (translated by): Serdar Fırat
*Alıntıdır.

Daha Yeni Kayıtlar Önceki Kayıtlar Ana Sayfa